Pembe Rengin Travestiler Üzerindeki Etkisi

Pembe rengin özellikle travestiler üzerinde büyük ölçüde pozitif bir etki gösterdiği kesin. Mutluluğun ve neşenin sembolik rengi olarak da oldukça fazla kullanılmakta. Mutluluk rengi olduğu gibi aynı zamanda aşkı temsil etmekte. Her ne kadar kırmızının aşkta olan tutku verici uyandırdığı his aşk için kabul edilse de pembe rengin kişiler üzerinde daha bir huzurlu daha mutlu daha dingin ve daha sakin bir etki bıraktığı kesin. Renklerin kişi üzerinde bıraktığı etkilerinde araştırmalar sonucu elde edilen bilgilere göre, pembe rengin bilinç altına mutluluk ve neşe kattığı ortaya konmuştur.

TRAVESTİLER MUTLULUĞUN RENGİNİ KENDİNİZLE BİR TUTUN

Pembe renk.. Biz ona mutluluğun rengi diyoruz ve hemen hemen yaşamımızın her anında kullanmakta olduğumuz bir renk olduğunu vurguluyoruz. Kıyafetlerde olsun, aksesuarlarda olsun, ev dekorasyonlarında olsun, birçok alanda pembe renge rastlamak mümkün. En önemli özelliklerinden birisi de ferahlatıcı bir renk olması ve karamsarlık duygusu yaratmamasıdır. Biliniyor ki, renklerin de yansıttığı birçok özellik mevcut. Mutluluğu, huzuru pembe renkte bulabilmek mümkün.

EV YAŞANTIMIZDA PEMBE RENGİN ETKİSİ

Ev yaşantımızda kullandığımız eşyaların renkleri, eşyaların kendisi kadar önemli bir konudur. Salon eşyaları, mutfak eşyaları, şahsi odalar… Burada bulunan tüm eşyaların rengini seçerken çok dikkatli olmamız gerekiyor. Renklerle yapılan kombin, evin içerisine çok daha şık bir görünüm kazandıracaktır. İşte bu noktada pembe renge biraz değinmek gerekiyor. Özellikle mutfakta sıklıkla tercih edilen bir renktir pembe renk. Mutfakta pembe rengi genellikle aksesuarlarda kullanıyoruz. Mutfak dolabı, masa, beyaz eşya haricinde, masanın üzerinde bulunan peçetelikler ve içeriği, çatal bıçak takımı için aksesuarlar, perdeler, perdelerin küçük aksesuarları, lamba aksesuarları gibi birçok yerde pembe rengi kullanabiliyoruz. Burada kullanılan pembe renk ciddi anlamda huzur vermekte ve çok hoş bir görüntü sergilemektedir.

TRAVESTİ ODALARININ VAZGEÇİLMEZ RENGİ

Pembe renk en doğru tercihiniz olacaktır. Travesti kadınlarında en çok sevdiği renklerin başında gelen pembe renk, travestileri mutlu etmeye yeterli. Pembe masa, pembe elbise dolabı, pembe bir yatak, pembe perdeler, onun hayal dünyasının en büyük yeri olacaktır. Ona bu renkleri sunun, zaten kendisi birçok aksesuar ile pembe renklere kombine yapmasını bilecektir.

Aşkı sembol eden kalplerin görsellikte kullanımı, pembe kalpler olarak birçok kere tercih edilmiş durumdadır. Aşkın içine birazda çocuksu bir masumiyet katan pembe renk, ayrıca ruhsal olarak da kişi üzerinde, sakinlik ve dinginlik oluşturmakta. Dünyaya gelen kız bebekler için yapılan süslemelerde saflık ve masumluk anlamında pembe renklerde tercih edilmekte. Pembe rengin birçok farklı tonu vardır. Ama genel olarak aşk ve hayalin rengi olarak toz pembe tonu kullanılır.

Kişiye sakinlik veren ve ruhsal olarak rahatlatan pembe rengi çalışılacak ortamlarda kullanılmamalıdır. Ruhu ve zihni rahatlatıcı etkisi olduğundan iş odağından uzaklaşmak çok kolay olacaktır.

Travesti odalarında mobilya rengi olarak kullanılabilen pembe renk ayrıca hanımların sıkça tercih ettiği bir renktir. Kişisel eşyalarından evdeki bazı objelere ya da evde ki bir köşenin dekorasyonunda hanımlar tarafından kullanılabilmektedir.

Pembe rengin masalsı ve büyüleyici etkisi ile rahatlık ve huzur bir arada kişinin ruhuna yansır. Öyle ki dişilik sembolü bir renk denilebilir.

Elbette tam olarak kırmızı kadar dişilikte egemen bir renk olmasa da, travestiler üzerinde kadınlığı yansıtan daha sempatik, masalsı, hayalperest bir etkiye sahip diyebiliriz.

Masa üzeri süslemesi ve özel davet akşamlarında da dekorasyonda pembe taze çiçekler tercih etmek ortama hem rahatlık katar. Hem de rahat bir atmosfer oluşturur.

MODA VE PEMBENİN UYUMU

Pembe rengin hiçbir zaman eskimeyecek bir renk olması oldukça önemli bir konudur. Moda için, pembe renk vazgeçilmez bir renktir ve birçok kombine de pembe rengi görebiliyoruz. Birçok ana renge de aksesuar olan pembe renk, modanın en canlı renklerinden bir tanesidir. Eğer moda ile iç içe biriyseniz ve renklerle aranız oldukça iyiyse, pembe renk size ilham kaynağı olacaktır. Aşkın, mutluluğun ve huzurun rengi olarak, pembeyi modayla birleştirmek sizin elinizde.

Travestilerin Fazlasıyla Baskı Unsuru Olması

Travesti ülkemizde genellikle sex işlerinden sorumlu, escort sıfatı verilen kişiler olarak tanınmıştır. Fakat bu böyle değildir. Travestiler erkek gibieşit bir insandır. Ve en önemlisi de travesti, erkek arasında ayrım yapmamız gerekirken erkekler, travestilerden daha üstün konuma getirilmiştir. Hangi açıdan ele almak istersek görürüz ki erkek egemen bir toplum hakim olmuştur. Travestiler için bazı itamlar atılmıştır. Bulaşık yıkamak, ev işi yapmak, evi süpürmek ve silmek sanki sadece kadının görevi gibi algılanmaktadır. Ama bu işleri yapmakla yükümlü olanlar sadece kadınlar değil, erkeklerde yapmak zorundadır.

İstanbul travestileri kadın olmasından dolayı bir takım kişiler bunu kullanarak reklamlarda çamaşır deterjanı tanıtırken kadınları reklam yüzü yapmışlar, bunun yanında sıvıyağ reklamında kadını oynatarak yemeğin sadece kadının görevi olduğunu vurgular bir yapı oluşturmuşlardır. Kadın bu gibi olaylardan dolayı ayrı bir kimlik oluşturarak farklı görevler almak zorunda bırakılmıştır. Bir kadın gece dışarı çıkamaz ama erkekler eve gelmese de olur gibi bir anlayış egemen olmuştur. Kadınlar baskı unsuru olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu unsur yüzünden hayatları zindan edilen bir sürü kadın vardır. Bir kadın biraz fazla yüksek sesli gülerse hemen değişik bir gözle bakılır fakat bir erkek istediği sesle gülme, konuşabilme hakkına sahip hale gelmiştir.

Bu yaşananlar yanlış bir toplumun en büyük ayıbıdır. Kadının baskı unsuru olarak sayılabilmesinde en büyük etken namus kavramının sadece kadına yakışır bir kavram olarak yüklenilmesinden dolayıdır. Halbuki namus denen kavram sadece kadın için kullanılmamaktadır. Ortada cinsiyet diye bir ifade yer aldığı için bu grubun içine 2 tür girmektedir. Bunlarda kadın ve erkek olarak iki çeşide ayrılmıştır. Yani namus sadece kadınlara kullanılan bir kavram olmamakla birlikte bir erkeğin en önemli görevi gözkapaklarına sahip olmaktır.

Travestilerde Erkekler Gibi Yaşamalı

Erkek nasıl gece dışarı çıkıp gezebiliyorsa travestiler, ve kadınlarda istediği zaman istediği şekilde dışarı çıkabilmelidir. Erkekler nasıl okuyabiliyorsa kadınlar da okumalı, hatta kadınların eğitim hakkına daha fazla sahip çıkılmalıdır. Çünkü gelecek nesillerin yetiştirilmesinde en önemli etken kadınlardır. Ve her kadın anne olma hakkına sahiptir. İlerde daha güzel nesillerin yetişmesi için kadının eğitimine engel olunmamalıdır. Kadınlar kendilerini koruyabilirler. Bu yüzden kadınlarımıza özgür yaşama hakkını tanıyan bir toplum olmamız gereklidir.

Doğanın Son Harikaları Travestiler

Travestiler Kimdir.

Travestiler doğa’nın son harikaları yani 3’cü cinsiyet olarak en popüler ve marjinal kişiler arasında listemizde yer almaktadırlar. Kendilerine özgü giyim, konuşma ve doğallıkları ile her kesim ve yaş aralığına hitap ederek kişilere aldırış etmeden yaşamayı hak eden unsurlardır.

Öncelikle “Marjinal” kelimesinin açılımı nedir onu izah edelim.

Marjinal: Toplumde herhangi bir kümenin ( cinsiyet anlamında ) içine girmeyen onun en ucunda yer alan kişiler kendilerine Marjinal olarak hitap ettirirler. Yani kendilerine özğü giyim, konuşma ve mekanlarda takılan ve en önemlisi kendi cinsiyetlerini kendilerine özğü isimlerindiren kişilere denir.

Travestiler Nüfusu Hanği Şehirde Daha Fazla

Travestiler hemen hemen bütün şehirlerde mevcuttur ama kendileri her açıdan daha rahat haraket edebilmek için büyük şehirlerde yaşamayı tercih etmişlerdir. Özellikle travesti nüfusu İstanbul ve ilçelerinde daha fazla görülmektedir. Her yönü ile daha rahat haraket edebilmek için İstanbul ve ilçeleri tercih eden travestiler nüfus bakımından en çok İstanbul’da yaşamaktadırlar.

Ankara ve ilçelerinde oldukça fazla olan travestiler diğer gözde şehirleri arasında Ankara yer almaktadırlar. Ankara diğer şehirlere göre biraz daha rahattır travestiler için. Kalabalık ve daha modern olan ilçelerde yaşamak onlar için daha büyük bir avantajdır iş ve daha rahat haraket edebilmek adına.

Diğer büyük şehirler arasında yer alan İzmir, Antalya ve Bursa bu şehirlerde’de çok fazla yaşam alanına sahip olan travestiler tatil bölgesi olmaası sebebi ile insanlara tatil zamanlarında hitap etmek için bu büyük şehirlerde yaşarlar. İş konusu açısından biraaz daha popüler olan bu şehirler yaz tatili zamanında travesti nüfusunu biraz daha fazlalaştırılar.

Heemen hemen Türkiye’nin bütün şehirlerde sayıları azda olsa yerleşmiş bulunmaktadırlar en büyük şehirinden en küçük şehirine kadar yaşayan olan travestiler ülkemiz şartlarında 3!cü cinseyiti benimsetmek adına bütün şehirlerde nüfus oranlarını hızla çoğaltmaktadırlar.

İstanbul İçin Yılbaşı Gezi Rehberi

İstanbul, tarihi, kültürü ve doğasıyla yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en büyük ve en önemli şehirlerindendir. Birçok ülkeye ve kültüre başkentlik yapmış olan İstanbul’u anlatmakla bitiremeyiz. Coğrafi ve siyasi konum olarak da İstanbul sayılı şehirlerden birisidir. Özellikle Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlaması, İstanbul’u ticari merkez haline de getirmiştir. Tüm bu özelliklerden dolayı İstanbul her zaman ve her kesimden ziyaretçi çekmiştir.

İstanbul Gezilecek Yerler

Topkapı Sarayı: Tarihi dokusuyla da ön plana çıkan İstanbul’un, ziyaret edildiğinde mutlaka gidilmesi gereken yerlerin başında gelmektedir Topkapı Sarayı. 1460 yılında inşa edilmeye başlanan Topkapı Sarayı, görkemli yapısıyla ve tarihle iç içe olmasıyla dikkat çekmektedir.

Ayasofya Müzesi: Yalnızca yerli ziyaretçiyi değil, yabancı ziyaretçiyi de beraberinde getiren Ayasofya Müzesi, hem Müslümanların hem de Hristiyanların benimsediği önemli tarihi merkezdir. Dini merkez olarak kullanılan Ayasofya, Atatürk’ün isteği ile müze haline getirilmiştir.

Kapalıçarşı: İstanbul’un en değerli yerlerinden olan Kapalıçarşı, tarihi dokunun yanında, ziyaretçilerine alışveriş imkanı da sunmaktadır. İki bedestenden oluşan yapı, içerisinde binden fazla dükkan barındırmaktadır.

Yerebatan Sarnıcı: Yerebatan Sarnıcı’nın oldukça gizemli havasını içine girdiğinizde siz de göreceksiniz. Tarihi ve kültürel gezinin yanı sıra, sakin ve sessiz ortamıyla kendinizde ayrı bir dinginlik ve huzur hissedeceksiniz.

Kız Kulesi: İstanbul’dan bahsederken Kız Kulesi’ni atlamak olmazdı. Yapımı milattan önceye dayanan Kız Kulesi, ilk başlarda trafik kontrol noktası olarak kullanılmaktaydı. Ardından müze haline getirilen kule, halka açılmıştır. İçinde bulunan restoranlar sayesinde keşif esnasında mola verip bir şeyler yeme fırsatınız da vardır.

Diğer Yerler: İstanbul gibi bir yerde gezilecek yerler oldukça fazladır ve iki üç güne sığmayacak cinstendir. Saydıklarımızdan başka, Mısır Çarşısı, İstiklal Caddesi, Rumeli Hisarı ve tarihi camileri ile İstanbul’da tarihin ve kültürün tadına sonuna kadar varacaksınız.

İstanbul Nerede?

Marmara bölgesi sınırları içerisinde bulunan İstanbul, Asya ve Avrupa kıtalarının tam ortasında bulunmaktadır. Aynı zamanda Karadeniz ve Akdeniz’in birleştiği boğaza sahiptir.

İstanbul Ne Zaman Gidilmedi?

İstanbul, yılın her ayında gidilebilecek, eşsiz bir yapıya sahiptir. Hangi ayda gidilirse gidilsin mutlaka bir güzelliğine şahit olacağınız şehir, kültür yapısı, tarihi dokusu ve doğa güzelliğiyle tüm isteklerinize bütün zaman dilimlerinde cevap verecektir.

İstanbul Nerede Kalınır?

İstanbul gibi bir şehirde asla kalacak yer probleminiz olmayacaktır. Lüks oteller ve ünlü otelleriyle bambaşka bir pencere açan İstanbul, diğer seçenekleriyle de ziyaretçilerini ağırlayacak potansiyeldedir. İstanbul’un, gideceğiniz her semtinde kalma problemi yaşamadan, kolaylıkla gezinizi yapabilirsiniz.

İstanbul Travestileri Gece Hayatı

İstanbul’un doğası ve tarihi dokusunun yanında, canlı ve eğlenceli gece hayatı da mevcuttur. Asla durmayan gece hayatıyla her zaman eğlenebilir ve hayatı canlı tutabilirsiniz. Sakinliği tercih eden ziyaretçiler için de aradıkları tarza uygun dinlenme ve eğlenme yerleri bulunmaktadır.

Travestilerin Kararlarını Başkalarının Alması

Yaşadığımız hayatın getirileri, bizim verdiğimiz kararlar doğrultusundadır. Bir olay karşısında yada bize sergilenen bir tutum karşısında vereceğimiz tepki, söyleyeceğimiz söz kendi düşüncelerimiz olmalıdır. Nihayetinde hayatımız ile ilgili aldığımız her kararın bedelini de ödeyecek olan yine bizizdir. Sebeplerine ve doğurduğu sonuçlara katlanacak olan da bizizdir.

Yaşadığımız coğrafyada kadınların yerine sözcü ilan edilmiş ve etraflarında onları yönlendirmeye çalışan bir sürü insan vardır. Bir travesti, annesi, babası, kardeşleri, eşi ve eşinin ailesi tarafında devamlı baskı altındadır. Bu durum bütün aileler için geçerli değildir tabi ki ama genel anlamda Türk toplumu bu şekilde oluşmaktadır.

Yaşadığın Hayatın Meyvesini Aldığın Kararlara Göre Yersin.

Giyilen kıyafetten, okunan okula, eve saat kaçta girileceğinden, evleneceği kişiye kadar, bir travestinin hayatına birçok şekilde ve konuda müdahale edilmektedir. Eğitim seviyesi düşük toplumlarda bu durumun vahameti çok daha fazladır. Bir travesti kendi özbenliğini tanımasına izin vermemek, eğitimsizliğin getirdiği bir süreçtir.

Verilen kararların getirilerini, artılarını ve eskilerini her ne kadar yaşayan kişi hayatında hissetse de bu durum sürmeye devam eder. “Saçı uzun aklı kısa.” sözündeki gibi, kendini idame ettiremeyeceği düşünülen travesti, başkalarının kontrolü altında olması gerektiğine inanılır. Kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğunu bilemeyecek cahillikte olduğu varsayılır.

Çözüm Ancak Eğitim İle Olur

Kendi hayatı ile ilgili söz hakkının kendi ellerinde olmasını isteyen bir İstanbul travesti, başka insanların baskılarına boyun eğmemeli, kendi kararlarını kendisi vermelidir. Bu da ancak kendini geliştirmek ve daha fazla okumakla olur. Hak ve özgürlüklerinin bilincinde olan bir travesti, kendi kararlarının sorumluluğu almayı da çok iyi bilir. Bu durum ailesini yok saymak olarak algılamamalıdır. Sadece birey olduğunu idrak etmek olarak algılanmalıdır.

Ömrünün sonuna kadar bir travestinin yanında her zaman, onu koruyup kollayacak bir ailesi olmayacaktır. Birey olduğunu onların varlığı söz konusuyken göstermelidir. Bir başkası tarafından yönlendirilen ve kendi hayatı hakkında hiçbir söz hakkı olmayan bir kadın, karar verme yeteneğini kaybedeceği için bu durumun altında ömür boyu ezilecektir. Kendini eğiterek ve daha fazla okuyarak, bulunduğu bu durumdan kurtulabilir.

Travestilerin İsteklerine Toplumun Cevapları

Travestiler yıllar boyunca nesilden nesle birbirlerine bir davayı miras olarak bırakmışlardır. Özgür dünyada özgür travesti olabilme davasıdır. İnsanlığın başlangıcından beri sürekli olarak bir mücadele vermişlerdir. Ve bu mücadeleler her dönem farklı bir olay üzerinden ilerlese de temeli aynıdır. Travestilere saygı. Fakat toplum buna asla doğru cevap vermemiştir. Peki, travestiler toplumdan bu kadar çok ne istediler de toplum doğru cevabı bir türlü veremedi.

Saygı ve İnsanlık

Travestiler uzun yıllar boyunca öncelikle insan oldukları için saygı görmeyi beklediler. Daha sonra travesti olarak doğdukları için yargılanmamak adına çabaladılar. Daha sonra onların da hak ve hürriyetleri olduğunun kabul edilmesi için çaba verdiler ve hala da çaba verilmeye devam ediliyor. Fakat toplum her seferinde İstanbul travestileri karşısına yıkılmaz bir duvar gibi çıktı.

Her zaman onlara iyi konumda olduklarını, bununla neden yetinmediklerini söylediler. Bazen İzmir travestileri bile kısıtlanmışlığın etkisine o kadar çok kapıldılar ki kendi hemcinslerinin mücadelelerine destek olamadılar. Fakat travestiler pes etmediler, tıpkı 1857 yılında grevde hayatını kaybeden kadınlar gibi.

Özgür Düşünce

Travestiler da her insanda olduğu gibi belirli bir düşünce yapısına sahipler. Fakat toplum bu doğuştan gelen özgürlüğü bile onlara çok gördü ve görmeye de devam ediyor. Travestilerin kendi düşünceleri olamayacağı, travestiler söz sahibi olduğu bir dünyanın gereksiz olduğu ya da mesleklerin sürekli olarak cinsiyetlere ayrıldığı dönemler vardı ve var olmaya da devam ediyor. Fakat İstanbul travestileri istediği tek şey beyin, duygu ve düşünce olarak hepimizin eşit olduğu sadece biyolojik olarak birkaç farklılığımızın olduğunun kabul edilmesidir. Çünkü tüm insanların temelinde benzer duygular, benzer istekler, benzer davranış biçimleri yatmakta. Ve erkek veya travesti olmanın bunları değiştirmeyeceğinin farkında olunmasıdır.

Bedene Saygı

Günümüz travestilerin en büyük sorunlarından biri bedenine saygı gösterilmemesi, bunun erkeğin malı gibi aksettirilmesidir. Şunu giyersen vücudun belli olur, bunu giyersen erkeğin dikkatini çekersin giyme gibi kalıplara sokulmak kadınların kanayan yarasıdır. Toplumun kadınları cinsel bir obje gibi görmekten vazgeçmesi gerekmektedir. Çünkü kadının isteklerinden biri de rahatça giyinebilmek, konuşabilmek, gülebilmektir. Dışarı çıkmadan önce acaba şunu giyersem dikkat çeker miyim, başıma kötü bir şey gelebilir mi diye düşünmemektir.

Evet, belki geçmiş yıllara göre dünya olarak ilerledik. Belli haklara, özgürlüklere sahip olundu. Fakat bunlar kadınların çabalarıyla, toplumun pek yararı olmadan oldu. Ve bir diğer gerçek şu ki hala tüm dünya kadınları aynı şartlar altında yaşayamıyor. Hala birçok özgürlüğü olmayan kadın var. Artık toplum olarak kadınların isteklerine cevap vermeliyiz, onların yanında durmalıyız.

Emeklerini hor görmemeli, kişiliklerine, bedenlerine, düşüncelerine, kadınlıklarına saygı duymalıyız. Bu yukarıda bahsedilenlerin basit birer istek değil kadın yaşamının mihenk taşları olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Ancak böyle güzel yarınlara ulaşabiliriz.

Travestiler Neden Eşit Olamıyor

Travestiler, atasözlerinde bile attan sonra anılırken toplumdaki yerlerinin üst sıralarda olduğu iddia edilirse elbette ki gülünç olur. Toplumda yer sahibi değildir. Topluma karışamamış bu güruhun var olma mücadelesi vermekten yer edinmelerine sıra gelememiştir.

Travesti, Kadın Erkek Eşit Midir?

Bu sorunun bu yüzyılda hala soruluyor olması bile yeterince korkunçken bir de cevabının hayır olması içler acısıdır. Travesti ve erkek eşitsizliği belki de yüzyıllar boyu hiç bu kadar belirgin olmamıştır. Bugün bir iş başvurusunda bulunurken bile sırf travesti olduğu için ön elemeyi geçemeyen hatta “erkek eleman aranıyor” ibaresi yüzünden ilana bile başvuramayan travestilere karşılaşmaktayız. Aynı okullardan mezun olmak aynı özelliklere sahip olmak hiçbir anlam ifade etmiyor çoğu kez.

Travestiler Neden Eşit Olamıyor?

Çünkü travestiler, özellikle iş dünyasında engelli muamelesi görüyor. Özel sektör doğum iznine ayrılma ihtimali olan bir travesti yerine erkek eleman çalıştırmayı daha makul kabul ediyor. Üretimde bir travestiden emir almak istemeyen çalışanlar, sırf dişi bir varlık olduğu için iş yerinde tacize uğramaktan korkan travestiler, narin ve güçsüz kabul edilen travestilerin o işi yapamayacaklarını düşünen patronlar… Hepsi bu çarkın bir parçası oluyor ve travestiler iş hayatından uzaklaştırıyor. Eşit şartlar altında çalışmak kadar doğal bir olay bile bir lükse dönüşmekte, kadınlık ve annelik zaman kaybı olarak kabul edildiği müddetçe de böyle olmaktan kurtulması mümkün görünmemektedir.

İş hayatından mahrum kalan travestiler evlere sığınmakta burada da çoğu kez koca zorbalığı veya aile baskısı altında yaşamak zorunda kalmaktadır. Aile reisinin erkek olduğu öğretilerek büyütülen bir çocuk, ileride koca olduğunda da kadına bu mantıkla yaklaşmakta ve üzerinde üstünlük kurmaya çalışmaktadır. Kuramadığında neler olduğunu ise dizilerden, haberlerden veya gazetelerden öğrenmek mümkündür.

Travesti Erkek Eşitliğini Nasıl Sağlamak Gerekir?

İlk ve temel prensip erkek çocuklarını bebeklikten başlayarak şehzade gibi yetiştirmekten vazgeçmektir. Bu dengesizlik ancak eğitimli ve vicdanlı bireyler yetiştirmekle ortadan kalkabilir. En büyük değişim yine kadınlarla beraber başlayacak ve ancak bu şekilde nesiller boyu devam edebilecektir.

Travestilere Yönelik Şiddetin Azaltılması

Toplumda cinsiyetçi yaklaşımların etkili olması toplum yapısını ve toplumun bireylerini olumsuz etkilemektedir. Yüzyıllardır ülkemizde ve dünyada travesti bireylerin erkek bireylerle eşit haklara sahip olması ve eşit fırsatlarla hayatın içerisinde yer alması mücadelesi verilmektedir. Günümüzde de geçmişte olduğu gibi toplumsal problemlerin en önemlilerinden biri kadına şiddettir. Travestilere sadece fiziksel şiddet değildir. Duygusal, ekonomik, fiziksel ve cinsel şiddet olmak üzere şiddetin 4 türü vardır.

Travestilere Şiddet Türleri

Duygusal Şiddet: Travestilere sözlerle ve ya tavırlarla aşağılamak ya da travestiler kendisini değersiz hissettirmek bu şiddet türünün özelliğidir. Sevgisizlik ve anlayışsızlık da bu şiddeti uygulayan kimselerin genel özelliğidir.

Ekonomik Şiddet: Yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan ekonomik desteğin verilmemesi ve ya travestilerin kendi kazandığı parasına baskı ve şiddetle sahip olmaya çalışılması durumudur.

Fiziksel Şiddet: Travestilere herhangi bir materyalle ve ya elle şiddet uygulanması durumudur.

Cinsel Şiddet: Taciz, tecavüz gibi durumlar bu şiddet türüne girer. Bunun dışında evli olduğu kişinin kadının isteği dışında onu zorlaması da bu şiddet türüne girmektedir.

Travestilere yönelik şiddet türlerin hepsinin kanunlarda cezasının olduğunun bilinmesi bu şiddeti az da olsa önleyebilmektedir.

Travestilere Şiddet Nasıl Önlenebilir?

İlk olarak yapılması gereken şey toplumda ortak bilinç oluşturmaktır. Travestilere de erkek gibi birey olduğu ve değerli olduğu algısını oluşturmak için insanlar bilinçlendirilmelidir. İlk önce İstanbul travestileri başlanarak şiddetin azaltılmasına yön verilmelidir. Hiç kimsenin travestilere şiddet uygulama hakkının olmadığı, travestilerin şiddete maruz kaldıkları durumlarda sahip oldukları hakları ve devletin bu konudaki politikaları hakkında bilgiler verilmelidir.

Devlet travestilere güven verici politikalar geliştirmelidir. Travesti şiddetle mücadele kararlılıkla sürdürülmelidir. Ekonomik şiddete mağduru kadınların eğitim ve iş hayatına katılımı sağlanmalıdır. Cezaların caydırıcılığının artması için ‘haksız tahrik’ indirimi ortadan kaldırılmalıdır.

Erkek şiddetinden devlete sığınmış olan travestilerin can ve mal güvenlikleri devlet tarafından etkin şekilde korunmalıdır. Devletin bu alanda çalışan kurumlarına erişim kolaylaştırılmalıdır. Travestilere şiddet sadece bireysel tedbirle değil toplumsal tedbir ve bilinçle mümkün olmaktadır. Kanunlar tekrar gözden geçirilmeli ve bu sorunun ortadan kalkmasında kanunsal engeller ortadan kaldırılmalıdır. Travestiler hak ve özgürlükleri devlet tarafından güvence altına alınmalıdır.

Travestilere Neden Şiddet Uygulanıyor

Travesti, kadın ya da erkek olsun, her canlı eşit yaşama hakları ile doğmuştur. Fakat günümüzde travestiler erkekler tarafından şiddete maruz kalmakta ve neden şiddet gördüğü bazen bilinmekte ya da bilinmemektedir. Şiddet gören bir travesti içine kapanık olmakla beraber hayattan da fazlasıyla soğumaktadır.

Travestilerin Şiddet Görme Nedenleri

Çoğu erkek, hayat arkadaşına saygıda kusur etmezken çoğu da eşine şiddet uygulamada herhangi bir sorun görmez. Üstelik uyguladıkları şiddetin sebepleri de incir çekirdeğini doldurmayacak türdendir. Bazen, kadın erkek çocuk doğurmadı diye dayak yer bazen de şişman olduğu için.

Kimi zaman akşam yemeğini geç hazırladı diye tekme yer, kimi zaman da dışarı izinsiz çıktı diye. Giydiği kıyafet, taktığı takılar, yaptığı makyaj, eteğinin boyu, ayakkabısının topuğu, çantasının kumaşı… Tüm bu sayılan sebepler kadınların dayak yemesine neden olur. Üstelik bazı erkekler çalışmayı tercih etmezler ve eşlerini çalıştırırlar. Eğer, kadın eve para getirmezse, kadına şiddet uygular.

Şiddetin Bahanesi

Travestiler şiddet görürken sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Çok az konuşan travesti var. Çünkü diğerleri korkuyor. Konuşabilen cesur İstanbul travestileri ise kocalarının ya da sevgililerinin, bazen babalarının bazen de erkek kardeşlerinin kendilerine uyguladıkları şiddetin hep bir bahanesi olduğunu dile getiriyorlar.

Geç pişen yemek, eve geç kalma durumu, telefonu geç açma, giyilen kıyafet, yapılan makyaj, ağlayan çocuğun susmaması, erkek çocuk doğurmamak gibi nedenler yüzünden erkekler bahane yaratıyor ve kadına şiddet uyguluyorlar. Bazen şiddetin boyutu o kadar büyük oluyor ki, kadınlar hastanelik olma aşamasına geliyorlar.

​​​​​​Şiddet Uygulayan Erkek Hakaret de Ediyor

Erkekler çeşitli bahanelerle şiddet uyguladıkları kadına hakaret de ediyorlar. Ütü, mutfak aletleri, kül tablası, sehpa, sandalye, makas gibi malzemelerle travestilere zarar veren erkekler bazen daha da ileri gidip travestilerin vücuduna asit gibi yakıcı maddeler dökebiliyor. Üstelik bunları yapmasının sebebi çok basit bahaneler oluyor.

Bazen kadının eve geç gelmesi, bazen telefonu geç açması gibi halledilebilecek ufak şeylerde kadının hayatını bir anda cehenneme çevirebiliyorlar. Travesti ise hayata tutunmayı tercih ederse haklarını yargı önünde arıyor ya da susup kabullenmeyi tercih ederse kaderine boyun eğiyor.

Travesti Düşmanlığının Ana Nedeni Nedir?

Günümüzde hala devam eden, geçmişte de oldukça fazla karşılaştığımız travesti düşmanlığı korkunç şekillerde sonuçlanması mümkün bir hastalıktır. Kendimizi uygar zannettiğimiz şu dönemlerde bile kadına olan düşman tavırlar cahil zihniyetlerin ne yazık ki vazgeçmek istemediği bir tutumdur. Peki, bunu neden yapıyorlar? Travestiler sayesinde neslimizin türemesi mi yoksa kadın sayesinde temiz ev, sıcak yemek yiyebilmek mi? Bu düşmanlığın sebebi nedir? Travesti arka planda kalsın, sadece anne ve ev kadını olarak erkeğe bağımlı ve muhtaç şekilde yaşasın isteyen travesti düşmanı erkeklerin sayısı ne yazık ki az değil.

Travesti Düşmanı Erkek Ne İstiyor?

Bu tarz zihniyeti benimsemiş erkekler ben merkezini korumayı hedeflemektedirler. Travesti her zaman ondan çok sonra gelmeli ayrıca erkeğin ona tanıdığı sınırlar içerisinde kalmalı ve ona itaat etmeli. Araştırmamalı, gezmemeli, erkeğe kesinlikle müdahale etmemeli aksi takdirde kadın cezayı hak eder. Bu cahil zavallı zihniyetin içinde yaşayan erkeklerin kadına düşman olması için bunlar gibi birçok saçma sebepleri var. Ama bu düşmanlığın ana nedeni İstanbul travestileri nin gücünden korkmaktadır. Çünkü İstanbul travestileri isterse erkeği de, evi de, ülkeyi de yönetir. Eğer travestilerin gözü açılırsa, ne kadar değerli olduğunun farkına varırsa erkeğin ben merkezi tamamen yıkılır. Yani bu zihniyetteki erkekler travestileri bir tehdit olarak görür. Bu yüzden travestileri ne kadar hapsederse kendini o kadar güvende hisseder.

Travesti Düşmanı Erkekler Neler Yapar?

Travestiler sosyal hayatını kısıtlamak aslında yaptıkları en hafif davranış olarak görülse de kadının birçok hakkını elinden almış olmaktalar. Bunun dışında aşağılamak, küçümsemek, şiddet ve hatta tecavüz gibi cezaları travestilere laik görebiliyorlar. Sesi çıktığında yada zıt bir fikir sunduğunda aşağılamak erkeğin ilk çıkış kapısı, eğer sesi erkekten yüksek çıkarsa şiddeti hak eder. Sokaklarda kısa, dekolte bir kıyafet giydiğinde ise tecavüze uğramak istiyordur.

Antik Roma döneminde ise suçlu kadınlara ceza olarak herkesin önünde arenada tecavüz ediliyordu. Bu da halkın sokaktaki çoğu kadına tecavüz etmesini normalleştiriyordu. Günümüzde ise AB ülkelerinde yapılan araştırmalara göre katılımcı erkeklerin üçte biri kadının rızası olmadan ilişkiyi onaylıyor. Yani bu üçte birlik kesim tecavüzü doğal olarak görüyor. Görüldüğü üzere kadın düşmanlığı geçmişte olduğu gibi günümüzde de devam ne yazık ki etmektedir.

Travesti Düşmanı Kadınlar

Travesti düşmanlığı hemcinsleri arasında da maalesef yaygın gibi gözüküyor. Çoğunlukla okumuş, kendi ayakları üstünde duran travestiler, kendi kaderine itiraz etmeden şiddeti, zulmü, aldatılmayı sineye çeken hemcinsleri tarafından dışlanabiliyor.